Cagdas Yalman
06-25-2009, 07:44
Gitmeseydin
Söyleyecek sözün, çalacak türkün vardı daha.
Karadeniz dalga dalga yüreğim kızılırmak.
Gitmeseydin
Açıp yüreğini hopanın uçsuz ovalarına şiir yeşil yeşil.
Derdimizi rehin bırakıp bi emanetçiye güneşin alasını çalacaktık tümörlü ciğerlerine.
Çay yerine keredi demleyip damıtacaktık amuslu hayatına.
Gitmeseydin
Buğdayın sarısında bulup çilemizi geçecektik ayının çağla gözlerinden.
Birlikte çekecektik sulardan ağı.Üstünde bizim denizin kokusu.Yüzün gözün balık pulu.
Karadenizin hırçın oğlu gitmeseydin
kendimizden verecektik ülkemize,gönlümüzden verecektik,ömrümüzden verecektik.
Bir davulun sesinde el verip halaylara kemençenle halaya duracaktık.
Ha uşak ha olmadı baştan tek pas tek.
Kimin için, bizim için ses verecekti anadolu.
Şimdi biz böyle eksik,biz böyle yarım ve yaralı.
Tabutunda Trabzonspor bayrağı söz verdi Atay Başkan bu yıl sizinkiler şampiyon.
Tabutunda resmin gözlerim uzaklara bakıyor.
Bizden olan ve bize dair olan ne varsa gözlerinde.
Gözlerine kurban olduğum bırakıp bizi engin kederlere nereye böyle
Gitmeseydin sevincine katılcak sevincimiz,ak ellere yakılacak kınamız, sevdiğine giydireceğimiz gelinliğimiz vardı.
Ey mavinin karaya donduğu deli deniz.
Oğlumuzu verdik sularına.
Sularındaki kara matemimiz.
Şimdi bir ustura sessizliğindeyse eğer acımız ve böyle mahşer yeriyse yüreklerimiz bilki ölüm küçük KAZIM büyük diyedir....
-----------------
Bundan yaklaşık 10 yıl önceydi.. Üniversitede 2 yılım. Arkadaşlarda oturduk geyik yapıyoruz. O sırada Arkadaş bir kaset koydu teybe. Biri birşeyler söylüyordu biraz kulak kabarttım. sözleri bana çok yakın geldi...
0wKVeYdjV-g
Baba ben yıkıcıyım ama
Kendini bilmez değilim
Yaşamak istiyorum sadece
Kendi savaşlarım uğrunda
Ben sadece ben olmak istiyorum
Işık hızıyla geçen zamanı
Yaşamak belki de çok zor
Korkuyorum ben geçmişten
Korkuyorum gelecekten
Hayır Hayır . Yakın Gelmedi. Tamda damarlarımda akan kanın deliliğinden, asiliğinden ve hatta agrasifliğimden korkularımdan geçip adeta beni anlatıyordu... Ve sonra elime geçen her şarkısını, kasedini dinlemeye çalışırdım... Beni böyle ince bir noktada yakaladı Kazım Koyuncu.
Bir Kasetinin kapağında "Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar, kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya." Diyor Bende diyorumki Teşekkürler Kazım abi Bizde Senle büyüdük...
Çağdaş Yalman .....
Söyleyecek sözün, çalacak türkün vardı daha.
Karadeniz dalga dalga yüreğim kızılırmak.
Gitmeseydin
Açıp yüreğini hopanın uçsuz ovalarına şiir yeşil yeşil.
Derdimizi rehin bırakıp bi emanetçiye güneşin alasını çalacaktık tümörlü ciğerlerine.
Çay yerine keredi demleyip damıtacaktık amuslu hayatına.
Gitmeseydin
Buğdayın sarısında bulup çilemizi geçecektik ayının çağla gözlerinden.
Birlikte çekecektik sulardan ağı.Üstünde bizim denizin kokusu.Yüzün gözün balık pulu.
Karadenizin hırçın oğlu gitmeseydin
kendimizden verecektik ülkemize,gönlümüzden verecektik,ömrümüzden verecektik.
Bir davulun sesinde el verip halaylara kemençenle halaya duracaktık.
Ha uşak ha olmadı baştan tek pas tek.
Kimin için, bizim için ses verecekti anadolu.
Şimdi biz böyle eksik,biz böyle yarım ve yaralı.
Tabutunda Trabzonspor bayrağı söz verdi Atay Başkan bu yıl sizinkiler şampiyon.
Tabutunda resmin gözlerim uzaklara bakıyor.
Bizden olan ve bize dair olan ne varsa gözlerinde.
Gözlerine kurban olduğum bırakıp bizi engin kederlere nereye böyle
Gitmeseydin sevincine katılcak sevincimiz,ak ellere yakılacak kınamız, sevdiğine giydireceğimiz gelinliğimiz vardı.
Ey mavinin karaya donduğu deli deniz.
Oğlumuzu verdik sularına.
Sularındaki kara matemimiz.
Şimdi bir ustura sessizliğindeyse eğer acımız ve böyle mahşer yeriyse yüreklerimiz bilki ölüm küçük KAZIM büyük diyedir....
-----------------
Bundan yaklaşık 10 yıl önceydi.. Üniversitede 2 yılım. Arkadaşlarda oturduk geyik yapıyoruz. O sırada Arkadaş bir kaset koydu teybe. Biri birşeyler söylüyordu biraz kulak kabarttım. sözleri bana çok yakın geldi...
0wKVeYdjV-g
Baba ben yıkıcıyım ama
Kendini bilmez değilim
Yaşamak istiyorum sadece
Kendi savaşlarım uğrunda
Ben sadece ben olmak istiyorum
Işık hızıyla geçen zamanı
Yaşamak belki de çok zor
Korkuyorum ben geçmişten
Korkuyorum gelecekten
Hayır Hayır . Yakın Gelmedi. Tamda damarlarımda akan kanın deliliğinden, asiliğinden ve hatta agrasifliğimden korkularımdan geçip adeta beni anlatıyordu... Ve sonra elime geçen her şarkısını, kasedini dinlemeye çalışırdım... Beni böyle ince bir noktada yakaladı Kazım Koyuncu.
Bir Kasetinin kapağında "Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar, kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya." Diyor Bende diyorumki Teşekkürler Kazım abi Bizde Senle büyüdük...
Çağdaş Yalman .....